UÇUN KUŞLAR
Uçun kuşlar uçun doğduğum yere.
Şimdi dağlarında mor sümbül vardır.
Ormanlar koynunda bir serin dere,
Dikenler içinde sarı gül vardır.
O çay ağır akar, yorgun mu bilmem?
Mehtabı hasta mı, solgun mu bilmem?
Yaslı gelin gibi mahzun mu bilmem?
Yüce dağ başında siyah tül vardır.
Orda geçti benim güzel günlerim.
O demleri anıp bugün inlerim.
Destan-ı ömrümü okur dinlerim,
İçimde oralı bir bülbül vardır.
Uçun kuşlar uçun burda vefa yok,
Öyle akar sular, öyle hava yok.
Feryadıma karşı aksiseda yok.
Bu yangın yerinde soğuk kül vardır.
Hey Rıza! Kederin başından aşkın,
Bitip tükenmiyor elemi aşkın;
Sende derya gibi daima taşkın,
Daima çalkanır bir gönül vardır.
HUMMA-YI AŞK
Hastayım, yalnızım, seni yanımda
Sanıp da bahtiyar ölmek isterim,
Mahmur-u hülyayım, cam-ı lebinden
Kanıp da bahtiyar ölmek isterim.
Bir olmaz emelin düştüm peşine,
Vuruldum hüsnünün şen güneşine.
Kara gözlerinin aşk ateşine
Yanıp da bahtiyar ölmek isterim.
Talihin kahrı var her hevesinde
Boğulmuş figanlar titrer sesimde,
O nazlı ismini son nefesimde
Anıp da bahtiyar ölmek isterim.