UZUN YOL SÜRÜCÜSÜ
bir değirmi tülbent
taş baskılı
çözer dilini yüreğinin
üşütme beni
ört
çiçekli yorganını sevdanın
uzun yol sürücüsüyüm
samanyolunda
sürerim acıyı
üstelik umut kaçakçısıyım
yüreğimin davulları
sektirir gizimi
korkmuyorum
gülüşüne yapıştım
eteğim masal dolu
DIŞA VURMUŞKEN DÜŞ
Gittin...
Yürek, kuşu salınmış kafes.
Ah! işte
çok sesli bir yalnızlığın susturulamayan sesi,
- çaydanlık ve yazı makinamdan
beraber ve solo şarkılar, içli -
tam da dışa vurmuşken düş, demindeyken aşk.
Uykuda çatlak, gecede küf
nesneler işlevini unutmuş, süs
suspus pirinç karyola, ayaza çekmiş yatak,
imgeni yak,
ışığı kapat.
Takvim yapraklarında telaşsız bir sessizlik
yıldızlara atılmış çentiklerde sessizlik