KAN AĞLARKEN MARAŞ
" BİRAZ DAHA " DEDİ
ÖKKEŞ OĞLU ÖKKEŞ
I.
Kime baksam gözlerinde
ak bir güvercin ölüsü
omuzlarında umarsızlığın yükü
kırılmış karanfiller gibi
kepenkler indi
Nerde şimdi
bakırcı çarşısının
tere bulanmış şenliği
Nasırlaşmış umutlarıyla
kime baksam ellerinde
gitgide ağırlaşan somunu
acının katığı gibi
evlere girildi
Nerde şimdi
kapıları yumruklayan
yiğit sesleri
Kendisiyle konuşmaktan bile
kırk yıldır korkar gibi
kime baksam evlerinde
ıssızlığın diliyle
perdeler çekili
Nerde şimdi
tencerelerden taşan
tarhana sevinci
II.
Suratıma tükürük gibi vuran
kahkahalardan başka
bir de şunu biliyorum
düşman hakkında
saydım çünkü kaç kişiler
kaçına yeter kurşunum
bağrıma çiviler çaka çaka
oturup sabahtan beri
Abarabaşı'nda
yalnızca bunu düşündüm
çeşme başında
düşündüm çünkü
nasıl silebilirdim
bahçemin üzerinden
kahpe bir kurşun gibi
karda kalan
ayak izleri
Bir demet gülden başka
Bir demet umuttan başka
GİDİŞİME KUŞ DÜŞÜNCE
Düşümde delik deşik kuşları ömrümün
Gittim daha da gidilirdi aşk için
Düşlerim mi? İğdiş edilmese
Üşüdüm daha da üşünürdü aşk için
Bir hançere kurban gidiyor gülüşüm
Dişlerim mi? Birer birer söküldükçe
Gelmişine geçmişine böyle şiirin
Söyledim daha da söylenirdim aşk için
Düşünce mi? Kurşuna dizilmese