TEĞET
Ben uzatmalı bir intihar kaçkını
O beyaz gecelerde kayan bir yıldız
Ben ona tapınırım o bana
İkimiz de tanrısız
Saçları az Bursa gözleri bütün İstanbul
Ah, ne sever başı göğsümde düş kurmayı
Ben ondan yoksulum o benden yoksul
Sevişirken öğrendik çoğalmayı
Hep yanlış uyanır kirli sabahlara
İncinir, aynalarda bırakır kadınlığını
Acısını unutmak için bir daha
Bir daha teğetler uzaklarda yalnızlığını
GÜZELKIZ SOKAĞI
Akşamüstü, Kayhan'dan aşağı
İnerken dalgın, düşünceli
Birden bir sokak: Güzelkız Sokağı
Ve bir ahşap pencere, basma perdeli
Eski zamanlardan bir kapı
Ardında küçük, dualı dünya
Sessizce sürüyor saltanatını
Balkonda iki saksı sardunya
İçerde birtakım sesler: dikiş makinası
Belki çeyizini işliyor Güzelkız
Bir şeyler anlatıp duruyor annesi
Kızın aklı kısmette, aralıksız
Eşikte kıvrılmış hırsız kedi
Lokma kokusu geliyor bahçeden
Sahi, bügün Regaib Kandili
Tövbe gügümleri doluyor çeşmeden
Komşu pencerede bir kadın
Dalıp gitmiş kendi alemine
Yok üzre yaşamaktan kırgın
Adı bile yazılmamış defterine
Ben nasıl şairim, ayıp
Kırk yıldır geçmemişim buradan
Kimbilir kimler geldi, kimler kayıp
Öğrensem anlamı yok sonradan
Bu sokak kimden aldı adını
Bilsem vurulurdum mutlaka
Kütüklerde bulamadım kayıp
Hayat dediğin zaten, tuhaf bir şaka