ARMALAR
Bazi sözler karanlikta söylenir
bazi sözler hicbir zaman
karsi karsiya kaldigimiz armalardir
yüzumuzu parça parça aydinlatirken
uzaktaki ates
yalnizca onlardir konusan ve hatirlayan
simgelerde cökelir magmalasir tarih
armalanmis rüya ölü dil
bazi anlar icin cözer kendini
sokulur tasinir çerçeve baska deneyimlere
yüzümüze degen alev
kadar içimizdeki çakim
belirler bizi ve kendi karanligina döner
simgelerin dilsizliginde
karsi karsiya dururken biz
armalardir her seyi kararlastiran
bazi sözler karanlikta söylenir
bazi sözler hiçbir zaman
AYAKÜSTÜ YAŞANMIŞ ÖLÜMSÜZ AŞK HİKAYELERİ
Her durakta ölümsüz bir ask edinecegim
Bir bakistan bir durustan
Çagrisimin sonsuz hazindan
Unutulmaz bir sevgili daha birakacagim ardimda
Belki de yasanabilecek en uzun serüveni terk edecegim
Daha otobüsün ilk basamaginda
Kim bilebilir ki?
Sonrayi, sonrasini kim bilebilir?
Gizli gizli veda edecegim ona, görmeyecek
Ve bu duyguyla burkulmus yüregim
Otobüs camina bagrinda kanli bir ok ile
Bir ask levhasi cizecek, ah min-el!
Bu da ötekiler gibi kendisini ölesiye sevdigimi bilmeden
Yasayip gidecek
FAY
kaç kisiyim bu yalnizligin ortasinda
bir boga, bir leopar
Arena ve Opera
Iyot ve Rüzgar
Arsenik ve Sözcükler arasinda
yüzüm çaliliklarla kapli
aralayan gözüpek avcilar
icin parslar geziyor kuytularinda
iyi yurekli bir canavar saklaniyor
yazdiklarimin ve yüzümün
satirlarinda
kendim icin büyük bir tehlikeyim artik
ilerliyorum
içimdeki yer çatlagi boyunca
SAMURAY
Çünkü sen bir samuraysin
Çünkü o bir samuray
Bir bulmaca gibi çiktin ortaya
Parcalarini yanlis yerlestirmisler
Ve sen bunun nedenini asla bilmedin
Çünkü bir samuraysin çilgin savasci
degistirmiyor seni takvimler
bir kilica benziyor öne sürdügün gövden
kaynagi belirsiz bir isik aydinlatiyor
suyun verildigi yeri
ve bilmiyorsun kapilarin ardinda ne var
anlamak istemiyorsun seni bekleyeni
Çünkü sen bir samuraysin
Çünkü o bir samuray
SİZDEN SAKLI
gelmediniz, ben hep sizi bekledim
eksilen yanlarimla
sizden sakli eskidim
her seyden önce ask verilmis bir sözdü benim için
gün, ay, saat, hafta; takvimisi zaman yani
aldikca dönemeçleri degismedi hiç bir sey
yalnizca ufuklar yeniledim
kac asktan olusmus bir seydi ask
her sevgiliyle biraz daha
biraz daha sizden sakli eskidim.
SÖYLE BANA
Her takvime üç bes ömür
bahtimiziin bilmecisini bölüstürdük
çabuk düsen yapraklara
her seyiyi bu kadar çok zaman aliyor? niye?
ne çabuk geldik
bu soruyu derin bir iç sizisiyla soracak yasa
ölüm karsisinda kazanilabakis derinligi
niye yitirildi yasamda?
eski bir fotografa bakiyordum
bu sorular beni yokladiginda
fotografta sen de varsin
bak ve söyle bana
UNUTULMUŞ BIÇAKLAR
Hem kendine kiydin
Hem de bana
Ardina bile bakmadan gidiyorsun simdi
Hey delikanli
Hey delikanli
Sirtimda unuttun biçagini
Ne kadar gitsen de uzaga
Kanimin izi kalacak avuçlarinda
Hey delikanli
Hey delikanli
Geri döneceksin
Bir dolunay vakti
Geri döneceksin
Gömmek icin
Beni öldürdügün yere
Kendini usulca
Aska, siire, ölüme birakmis
Ve çoktan topraga karismis
Bedenimin sirtinda
Bulacaksin ay isiginda biçagini
Kanini silip alacaksin koynuna
Saplamak icin baskalarina
Hey delikanli
Hey delikanli
Unuttugun bu kadar mi?
YALNIZ BİR OPERA
Ölü bir yilan gibi yatiyordu aramizda
yorgun, kirli ve umutsuz geçmisim
Oysa bilmedigin bir sey vardi sevdigim
Ben sende büyün asklarimi temize cektim
Imrendiginm öfkelendigin
Kizdigin ya da kiskandigin diyelim
Yani yasamislik sandigin
Geçmisim
Dile dökülemeyenin tenhaliginda
Kaçirilan bakislarda
Gündeligin basibos ayrintilarinda
Zaman zamn geri tepip duruyordu.
Ve elbet uzerinde durulmuyordu.
Sense kendini hala
Hayatimdaki herhangi biri saniyordun,
Biraz daha sevdigim
Biraz daha önem verdigim,
Baslangicta dogruydu belki.
Siradan bir serüven,
Rasgele bir iliski gibi baslayip
Gün günden hayatima yayilan,
Büyüyüp kök salan,
Benligimi kavrayip
Varligimi ele geçiren bir aska bedellendin
Ve
Hala bilmiyordun sevgilim
Ben sende bütün asklarimi temize cektim.
Anladigindaysa yapacak tek sey kalmisti sana
Bütün kazananlar gibi terkettin.
YAZ BİTTİ
yazin bittigi her yerde söylenir
söylenmeyen seyler kalir geriye
ve sonra hiçbir sey olmamis gibi
agir, usul bir hazirlik baslar
uykuya baslar yeni bir mevsime
orda burda, ev içlerinde, kir kahvelerinde, deniz kenarlarinda
incelen yazin aksam esintilerinde
zaman usulca siyrilir aramizdan
ta içimizde duyariz gelecek günlerin gecmisini
baska ne gelir elimizden
büyük bir uzakliga gülümseyerek
geçistiririz iskaladigimiz seyleri
yatistirir rüzgarlar
disavurur icimizdeki lodosu, poyrazi, günbatimlarini
saklar bizi
gözlerimizdeki hüzne "dinginlik" adini verir
"seni iyi gördüm" diyenler
biz de iyi hissederiz kendimizi
elimizden baska ne gelir ki
küse baslari, aksamüstleri, kokular
tozar gider zamanin boslugunda karisir anlarin kuytu bellegine
belki sonralari bir gun
hatirlanir ayni kederle
yazin bittigi her yerde söylenir
söyleyenler inanir gerçekten birseylerin bittigine
yaz biter
eskir geceler, serin hüzünlü
yeni mevsime hazirlik ömrün tegel yerleri
bir yani telas, bir yani ürperten yaz sonu ikindileri
çikarir sizi dalgin derinliginizden
yasadiginizi duyarsaniz teninizde
bir zamanlar okumus oldugunuz kitaplari özlersiniz
sicak odalari, beyaz, temiz yastiklari
ahsap pancurlari
yaz bitti
bitmeyen seyler kaldi geride
yaz bitti
yaz bitti
yüksek sesle söylüyorum bunu kendime
her yerde söylendigi gibi
yaz bitti
yaz bitti
hicbir sey hicbir sey
hicbir sey
yalnizca üsüyorum simdi