ÖVÜNÜYORUM
evine uzak daktilosuna yakın genç bir kadının
güneş girmiştir kır çiçekli perdesinden
küçücük mutfağına
dolap açılmış, su uyanmış, ayaklanmıştır
çatal bıçak tabak ve dünden kalan
yarım kilo kıyma.
kolay değil şu öğleüstü
dakikada otuz sözcüğün
ağırlığı var parmaklarında.
BİR ÇAPAK ÖYKÜSÜ
yağmurlu bir gündü abi yağmurlu bir gün
ilkyazdan
bir çapak fırladı torna tezgahından
ağır çekiminde gözlerimin
ilkten küçüktü çapak
kekik kokulu bir oda
geliyordu gözlere gözlere
sonra serpildi çapak
dost sözcüklerden bir kolye
geliyordu gözlere gözlere
büyüdü çapak sonra
hediyelerden portakal kolonya
geliyordu gözlere gözlere
yağmurlu bir gündü abi yağmurlu bir gün
kapandı gözlerim