HER AŞK KENDİ SUÇUNDAN ASILIR
yalnızlığım büyüyor ben çocuklaşıyorum
nasıl şiirleşir gözyaşları söyleyin
hemen sönüyor yaktığım sigaralar
unutkan gülüşüyüm bir çocuğun
dün akşam saçlarını yaktım bir aşkın
kimse görmedi aağladığımı
kibritimi suya attım
suya değince alev ağladım
sahi kurur mu gözyaşları ipte çamaşır gibi
susuz ve suçsuz geçerek aşklarını bitirdim şehirlerin
olsa gibilerdeyim şimdi hayatın en zayıf dalında
kanayan bir deniz gibi çekiliyorum kendi koylarıma
ne boştur oysa olsa’lı bir dünyada yaşamak bilemezsiniz
ŞİMDİKİ ZAMAN TOKATI
şehri alıp gittin boşaldı aklım
mağrur bir yağmura yenildik
kayboldu uhrevi ışıkları aşkın
bir sırdan artakalan gelecek
şehri alıp gittin küstü sular
bir çocuk uykusundan düştü denize
yaklaştıkca uzaklaştık birbirimizden
yakamozkırığı ağlara takıldık
bir şimdiki zaman tokadı
şehri alıp gittin lüzumu yok aşkın
karıştırdım kendimi şehrin içine
dönersin diyor parçalanmış sokaklar
yıkık surlarda bir eski zaman hikayesi
değiştirdiği adres kadar yaşar insan
sen gittin boğdum kendimi şehrin içinde
ben bir şehirağzıyım silinmiş söz
bir terkediş anından büyüyen acı
aklımda insankalabalığı bir kargaşa
bu şehri vurup ben de gitmeliyim